Türkiye ekonomisinin 2024 yılında yüzde 3,5 ve 2025 yılında yüzde 3,8 büyüyeceğini tahmin eden AB, tüketici enflasyonunun bu yıl yüzde 58,7 ve 2025'te yüzde 36,5 olacağını öngördü.

İşsizlik oranının bu yıl ve gelecek yıl yüzde 10,2 olacağını tahmin eden AB, bütçe açığının GSYH'ya oranını bu yıl yüzde 4,3 olacaüğını ve gelecek yıl yützde 3,6'ya inmesinin beklendiğini de vurguladı.

"2023'ün ortalarından bu yana önemli ölçüde sıkılaştırılan parasal ve mali duruşla birlikte devam eden politika normalleşmesinin sürmesi ve yıl sonundan önce iç talepte daha belirgin bir azalmaya yol açması beklenmektedir" değerlendirmesini yapan AB, özellikle hanehalkı tüketim artışı, işgücü piyasasının soğuması, 2023 yılı sonundaki ücret artışının etkisinin azalması ve tüketicilerin enflasyon beklentilerini düşürmesiyle birlikte iç talebin hızla yavaşlamasının beklendiğini vurguladı.

AB Komisyonu bugün yayınladığı 2024 Bahar Dönemi raporunda Türkiye için şu değerlendirmelere yer verdi:

Hanehalkı tüketim büyümesindeki güçlü yavaşlama, ekonomik dengelenmenin ana itici gücü olarak görülmektedir. Kamu tüketimindeki büyümenin de, yakın zamanda açıklanan harcamalardaki kısıtlamanın ardından, deprem kurtarma faaliyetleriyle ilgili harcamalar hariç olmak üzere, daha düşük olması beklenmektedir. Yeniden inşa çalışmalarının, aksi takdirde kısıtlayıcı bir ortamda yatırım büyümesinin devam etmesine katkıda bulunması beklenmektedir.

Daha durgun ekonomik faaliyet görünümü ışığında ve üç yıllık çok güçlü performansın ardından, 2024 yılında istihdam artışının azalması ve işsizlik oranının artması beklenmektedir.

Tahminler, daha düşük reel GSYH büyümesi ve dengesizliklerin kademeli olarak çözülmesiyle birlikte 'yumuşak iniş' öngörmektedir. İhracattaki toparlanmanın güçlenmesi ve ithalat artışının ılımlı seyretmesiyle birlikte, net ihracatın büyümeye katkısının önümüzdeki iki yıl içinde hafifçe pozitife döneceği tahmin edilmektedir. Dış ticaret hadlerindeki iyileşme ve parasal olmayan altın ithalatındaki azalma nedeniyle cari işlemler açığı 2023 yılında daralmıştır. Önümüzdeki iki yıl içinde cari açığın daha da düşmesi ve Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini sürdürülebilir bir şekilde yeniden inşa etmesini sağlayacak seviyelere yaklaşması beklenmektedir. Kararlı politika eylemleri bazı sonuçlar getirmiştir, ancak enflasyon hala çok yüksektir.

Enflasyonun Mayıs 2024'te yıllık bazda %70 civarında zirve yapması beklenmektedir ve enflasyon beklentileri hala yüksektir. İç talep yavaş yavaş azalmaktadır ve 2024'ün ilk çeyreğinde ekonomik faaliyet hala iyimserdir. Önemli ölçüde daha sıkı parasal ve mali duruşun, iç talepte daha belirgin bir azalma ve ekonomik büyümede daha fazla ılımlılık getireceği ve enflasyon da dahil olmak üzere dengesizliklerin kademeli olarak azalmasını sağlayacağı tahmin edilmektedir. İç politika belirsizliği önemli ölçüde azalmıştır, ancak ekonominin yeniden dengelenmesini yönetmek muhtemelen zor olmaya devam edecektir. Depremin yeniden yapılandırma ve politika normalleştirme maliyetlerinin bütçe üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi beklenmektedir, ancak açığın azalacağı ve kamu borcunun ılımlı kalacağı tahmin edilmektedir.

Editör: Gizem Kurtul